Ekmen: “Diyarbakır Cezaevi de Ulucanlar Cezaevi gibi müzeye çevrilsin”

Ekmen: “Diyarbakır Cezaevi de Ulucanlar Cezaevi gibi müzeye çevrilsin”

ABONE OL
Nisan 5, 2025 10:45
Ekmen: “Diyarbakır Cezaevi de Ulucanlar Cezaevi gibi müzeye çevrilsin”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda söz alarak Ulucanlar Cezaevi hakkında konuştu.

HABER BÜLTENI

Siyasi tarih, kendi iktidarını sonsuz zanneden partiler ve liderlerle doludur
Diyarbakır Cezaevi’nin de Ulucanlar Cezaevi gibi bir müzeye çevrilmesini isteğini dile getiren Ek-men, “Ulucanlar Cezaevi, Sayın Veysel Tiryaki tarafından dönemini yansıtan kıymetli bir müzeye çevrildi. Projesi devam etmekte olan Diyarbakır Cezaevi için de aynı çalışmanın yapılması istedi-ğimizi daha önce ifade etmiştik. Diyarbakır’da da kendi dönemini yansıtan bir müze için çalışmalar olduğunu takip ediyoruz. İnşallah, bittiğinde oradan da bahsederiz. Bilinen bir ibretlik sözdür: ‘Mezarlıklar kendini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur.’ Bu sözü siyaset için şöyle uyarlamak istiyorum: Siyasi tarih, kendi iktidarını sonsuz zanneden partiler ve liderlerle doludur. Oysa İbn Hal-dun’un yüzyıllar önce yazdığı gibi, siyasi iktidar bir döngüdür ve mutlaka sünnetullaha uygun bir şekilde taraflar arasında el değiştirir. Ulucanlar Cezaevi neden önemli? Çünkü kendisini devletin veyahut da devletin ideolojisinin sahibi gören birçok insanın dönemler içerisinde Ulucanlar Cezae-vi’nde yattığını görürsünüz” dedi.

Devlet, dönem dönem muhalifini idamlara veyahut da hapse mahkûm etmekten çekinmemiştir
Ekmen, “İdam edilenlerden birkaç isim vermek istiyorum: İskilipli Âtıf Hoca, Cavid Bey ve İzmir suikastındaki 5 arkadaşı, Talât Aydemir, Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Necdet Adalı, Mustafa Peh-livanoğlu, Erdal Eren ve liste devam ediyor. İdam edilenler içerisinde, Türkiye’deki neredeyse her siyasi ve sosyolojik kesimi temsil eden bir kişi bulunuyor. Tutuklular ise şu şekilde: Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu, Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Mahir Çayan, Yılmaz Güney, Cüneyt Arcayürek, Fakir Baykurt, Hatip Dicle, Leyla Zana ve arkadaşları, Metin Toker, Kemal Ta-hir, Muharrem Şemsek, Selçuk Özdağ, Sırrı Süreyya Önder ve Mustafa İslamoğlu… Bu listeye bak-tığımızda şunu görüyoruz: Devlet dönem dönem tarafları birbirine kırdırdığı gibi devletin sopasını ele geçiren de muarızını muhalif değil, düşmanlık duygusuyla dövmekten ve yargı kudretiyle idam-lara veyahut da cezaevlerine mahkûm etmekten çekinmemiştir” açıklamasında bulundu.

İktidarlar geçicidir
Yargı sürecinin herkes için eşit ve adil işlemesi gerektiğini vurgulayan Ekmen, “Bugünkü yargı uy-gulamalarını kutsayanlar ‘Bu bir yargı süreci, hukuk devletinin gereği.’ diyenler Ulucanlar Cezae-vi’ni gezdiğinde, Ulucanlar Cezaevi’nde yatan herkesin ve Ulucanlar Cezaevi’nde hayatına son verilen herkesin dönemin yargı mevzuatı ve prosedürüyle bu durumu yaşadığını ve dönemin mukte-dirlerinin de ‘Bu bizi ilgilendiren bir konu değil; bu, yargısal bir faaliyettir.’ diye eleştirileri cevap-ladığını görebilirler. Allah hiçbir canlıya sonsuzluk vadetmemiştir ve vermemiştir, iktidarlar geçicidir. Eğer dün bize yapılanı hatırladığımızda; bugün yaptıklarımızın da yarın bize aynı usul, esas ve içeri-kle yapılabileceğini savunabiliyorsak ‘Ben de bu şekilde gözaltına alınabilirim.’ ‘Ben de 35 gün tu-tuklu kalıp ilk duruşmada beraat ve tahliye edilebilirim.’ ‘Benim de bu şekilde önüm kesilebilir, müstahaktır.’ diyorsak o zaman bu süreci onaylayabiliriz. Ancak kendi nefsimizi merkeze aldığımız-da soru işareti koyuyorsak lütfen başkası için de bu soruları sormaktan geri durmayalım” dedi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.